Benden Önce Olanlar
Bu günlerde, bir yandan, kendi Şube Müdürlüğümdeki işleri aksatmamaya çalışıyor diğer yandan Bakanlıktaki bu işi anlamaya çalışıyordum. Kendi işlerim arasında yer alan “Türkiye Toprak Veritabanı” projesi aslında Bakanlıkta yapılmak istenen çalışmanın özüydü ve o olmadan hiç bir Tarım Bilgi Sistemi tam olamazdı. Ama ben bunu, kendi Genel Müdürlüğümdeki insanlara anlatamadığım gibi Bakanlıktaki insanlara da anlatamıyordum. Bu proje ile bu tür bilgileri bir araya getirecek bir merkezin kurulma ihtimalinin belirmesi beni heyecanlandırmıştı. Toprak veri tabanı ile ilgili çalışmaları yürütmek üzere APK Dairesi Başkanlığına geçici olarak 5 teknik eleman (Dr. Şenay Özden, Dr. Orhan Dengiz, Hesna Özcan, Oğuz Başkan ve Sevinç Madenoğlu) görevlendirmiştik ve bu arkadaşlar son dört aydır projenin detayları ile ilgili çalışıyorlardı. Gözümüzün önünde bir çok proje birbirinin tekrarı halinde yürütülmek isteniyordu ve bunları anlatmakta zorlanıyorduk. Bu arada, Hazine Müsteşarlığı tarafından istihdam edildikleri söylenen yarı zamanlı Danışmanlardan Prof.Dr. Halil Bölükoğlu beni arayarak, Bakanlıktaki faaliyetleri duyduğunu ve bu konuda görüşmek istediklerini söyledi. Kendisi benim Doktora Hocam olması dışında, vatan sever biri olarak tanıdığım ve son derece saygı duyduğum biri idi ve bu projedeki Danışmanlardan biri olduğunu da bilmiyordum. Gerçi bir ya da iki sene önce yanında biri ile (sonradan bu kişinin Esat Eryılmaz adlı diğer yarı zamanlı Danışman olduğunu öğrendim) beni ziyeret ederek Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün CBS çalışmaları hakkında bilgi almışlardı. Bu konuşma içinde belki ARIP `ten de bahsedilmişti ama net hatırlamıyordum, çünkü o zaman biz Devlet Bakanlığına bağlı olarak çalışıyorduk ve kurum olarak bu proje bizi fazla ilgilendirmiyordu.
Kendisinin, bir bilim adamı olarak olaylara bakışı ve analiz yeteneğine güvendiğim için, çok memnun olduğumu ve aslında bu karmaşa içinde yardımına ihtiyacım olduğunu da söyledim. Nihayet, Danışman grubunda yer alan Nusret Beyin beni arayacağını söyleyerek vedalaştık. Ertesi gün Nusret Bey odamdaki telefondan beni aradı ve kısa bir açıklamadan sonra daha detaylı görüşmek üzere randevulaştık. Belirlediğimiz saatte Nusret Bey odama geldi. Kendilerinin yaklaşık bir yıldan bu yana ARIP A komponenti üzerinde çalıştıklarını, gerekli şartnameyi hazırladıklarını, ancak Bakanlığın ve özellikle de BİD Başkanı Ümit Bayram Kutlu`nun sürekli engel çıkararak işi uzattıklarını, alternatif şartnameler hazırlandığını, dolayısıyla bir ilerleme kaydedilmediğini anlattı. Son olarak Bakanlık BİD Başkanlığı tarafından hazırlanan bir şartname için kendilerinin hazırladığı bir raporu Hazine Müsteşarlığına verdiklerini, bu raporda şartnamede yer alan yanlışlıkların yer aldığını, Bakanlığın ise, Ümit Bayram Kutlu tarafından kaleme alınan ve Müsteşar Hamit Ayanoğlu tarafından imzalanan bir yazı ile buna itiraz ettiğini ve işlerin de öylece beklemeye girdiğini söyledi.
Yarı zamanlı 4 danışmanın Hazine Müsteşarlığına sundukları ve sonradan bu kanalla Tarım Bakanlığına gönderilen bu raporu aşağıda veriyorum:
TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Müdürlüğü
İnönü Bulvarı No:36
06510 Emek, Ankara
Tarih: 13/01/2003
Konu: ARIP ÇKS Teknik Şartnamesi
İlgi: (a) Müsteşarlıklarının 31/12/2002 tarih 84342 sayılı yazısı
(b) Bakanlıklarının 25/12/2002 tarih BİD.Bİ.3/4975 sayılı yazısı
Bilindiği üzere Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kurulması için hazırlanan taslak Teknik Şartname tarafımızca hazırlanarak Müsteşarlığınıza 02.Ekim.2002 tarihinde sunulmuştur. Müsteşarlığınızın söz konusu taslak Teknik Şartname’yi 03.Ekim.2002 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na (TKB) göndermesinden sonra Ekim-Aralık aylarında Proje Koordinasyon Birimi eşgüdümünde TKB yetkilileri ile bir dizi toplantı yapılarak bilgilendirme ve görüş alışverişi süreci gerçekleştirilmiş olup; belirli konularda karşılıklı mutabakata varılmıştır.
İlgi (a) yazınız ekinde verilen ve orijinal taslak Teknik Şartname üzerinde TKB Bilgi ve İşlem Dairesi (BİD) tarafından yapılmış değişikleri içeren Teknik Şartname ile ilgili yorumlarımız ekte bilgi ve değerlendirmenize sunulmaktadır.
Öncelikle, TKB tarafından gönderilen dokümanlarda, son dönemde yapılan görüşmelerde üzerinde mutabakat varılan hususlardan farklı noktalar bulunmaktadır. Ekli görüş yazımızda da belirtildiği üzere, anılan dokümanlardan TKB’nin belirli firmalarla çalışmak isteği net olarak görülmektedir. İhale aşamasında ana tedarikçi firmalardan Dünya Bankası nezdinde gelebilecek olası itirazların ÇKS gibi önemli bir çalışmaya ilişkin süreci uzatma riski bulunduğunu düşünmekteyiz. Ancak, TKB’nin ilgi (b) yazısı ekinde gönderilen ve TKB BİD tarafından hazırlanan “Teknik Şartname”nin son hali, üzerinde tadilata izin verilmeyecek bir ifade ile Sayın Müsteşar imzası ile gönderilmiştir. İlgi (b) yazının TKB (APK) adına TKB’nin Sayın Bakan’dan sonraki en üst düzey yetkilisi tarafından imzalandığı da göz önünde bulundurulursa; sistemin esas kullanıcısı olarak TKB’nın bu yöndeki tercihleri tarafımızdan saygı ile karşılanmaktadır. Gelinen noktada, Dünya Bankası usulleri ve iç mevzuat gözönüne alındığında; ÇKS’nin 2003 DGD uygulamalarına yetişmeyeceği belli olmakla birlikte, daha fazla bir gecikme durumunda ÇKS’nin 2004 DGD uygulamalarına da yetişmeme ihtimali bulunmaktadır. Ekteki görüşlerimiz doğrultusunda TKB’nin ilgi yazısı ekindeki belgelere teknik olarak katılmamız mümkün olmamakla birlikte, ÇKS’nin önemi ve takvimi düşünülerek çalışmaların daha fazla gecikmeye uğramaması gerektiği kanaatindeyiz. Bu noktadan hareketle, ÇKS’nin kullanıcısı ve sahibi olacak kurum olarak TKB’nin ilgi (b) yazısı ile talep ettiği, TKB-BİD tarafından hazırlanmış olan, Teknik Şartname ile sürecin devam etmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz. Bu çerçevede, teknik ve uygulama sorumluluğunu doğrudan TKB’nin alacağı biçimde ihale sürecinin başlatılması tarafımızdan önerilmektedir.
Müsteşarlığınızca da uygun bulunduğu takdirde, ekte bilgi ve değerlendirmenize sunduğumuz yorumlarımızın bir kez daha TKB tarafından incelenmesini müteakip; TKB’nin nihai görüşleri alınarak Teknik Şartnamelerin Dünya Bankası formatında hazırlanması ile sürecin devam ettirilmesini onaylarınıza sunarız.
Saygılarımızla
Prof.Dr. Halil Bölükoğlu
Danışmanlar adına
Ek. “Teknik Şartname” ile İlgili Yorumlar
İlgi (b) yazı ekinde verilen “Teknik Şartname” ile ilgili yorumlarımız üç ana başlık altında aşağıda verilmektedir:
TKB BİD ile ortaklaşa yürütülen çalışmalarda sağlanan mutabakat esaslarından sapmalar.
UNDP danışmanları tarafından hazırlandıktan sonra TKB BİD tarafından değiştirilen, daha sonra 12/12/2002 TKB Yönetimi ve 20/12/2002 Dünya Bankası ile yapılan toplantılardan ve alınan kararlardan sonra TKB BİD tarafından alınan kararları yansıtmak üzere tekrar değiştirilen “Teknik Şartname”; Ekim-Aralık döneminde yapılan çeşitli toplantılarda konuşulan hususlara ve özellikle 12 Aralık ve 20 Aralık toplantılarında alınan kararlara uymamaktadır. Şöyle ki;
ÇKS’nin alternatif destek mekanizmalarına izin verecek şekilde 2003 yılına yetiştirilmesi. ÇKS’nin mevcut halinde olduğu gibi yalnızca arazi ve kişi kaydı değil, aynı zamanda tarımsal işletme bilgilerini de içerecek şekilde genişletilmesi, ve bu çerçevede hazırlanacak şartnamenin ve yapılacak alımın hızlandırılarak projenin 2003’e yetiştirilmesi; Projenin mevcut halindeki gecikmeler dikkate alındığında, çözümün 2003 yılında tamamlanması olası görülmemektedir.
TKB’nin “Kurumsal Güvenlik Politikası” hizmeti alımı için talepte bulunması ve ÇKS alımı sözleşme aşamasına kadar bu hizmetin tedarik edilerek, yüklenici firmaya iş başlamadan teslim edilmesi. TKB 18/12/2002 tarih ve BİD.Bİ.3/4823 sayılı yazısı ile ayrıca ilettikleri talep, “Kurumsal Güvenlik Politikası” raporunun “şartnamenin içine eklenmesi” yönündedir. Dolayısı ile, gerekli ve yeterli çalışmaların yapılabilmesi süreci nedeniyle şartnamenin nihai hale gelmesinin en az 3 ay daha gecikeceği düşünülmektedir.
İkraz anlaşması gereğince proje kapsamının Tarım Bilgi Sistemi’ne (TBS) genişletilebilir ÇKS olarak belirlenmesi. Bu çerçevede hazırlanmış bulunan orijinal Teknik Şartname sayfa 13, “Project Scope” altında ifade edilen “NRF Project, as of the issues and boundaries in project appraisal document 21177, does not target the IT restructuring of MARA at countrywide scale.” ve “In this context, network infrastructure and related services and functionalities aim only the NRF application(s); countrywide internet access within MARA organization has not been included in the current approach.” cümleleri atılıp, şartnamede aşağıda sayılan değişiklikler yapıldığı için proje ve şartname kapsamı ÇKS’den TBS’ne genişletilmiştir. Ancak TKB tarafından önerilen maddeler TBS’ni de tam olarak karşılayamamaktadır.
Web hizmetlerinin doğrudan kamuya (ilk aşamada TKB BİD tarafından ifade edildiği üzere çiftçiye) açılması “MARA Data Center WEB Server for Public” ve “MARA Data Center Database Server for Public”, ek ihtiyaç doğurduğundan ve ARIP ÇKS kapsamı içinde olmadığından, ileride TBS içinde düşünülmelidir.
Alet-edevat ve mobilya alımı. Mobilya, elektronik yazı tahtası, projeksiyon, alet-edevat çantası, tornavida, tüketim malzemesi, kağıt, zımba, vb. kalemlerin uluslararası ihaleye paralel olarak yapılacak ayrı bir yerel ihale ile tedariği için, rekabetçi ortamda yerel alım yapılması, alım maliyetini düşürecektir.
TKB’nin ayrı bir yedekleme merkezi kurmayıp, bunu Felaket Durum Kurtarma Merkezi hizmeti olarak alması. TKB merkez binası için alınacak sistemler TKB BİD tarafından Teknik Şartname içinde tutulmuştur. Bakanlık Merkez binada da ayrıca sistem kurulumu ve yedekleme olanakları araştırılması, ikinci bir merkez kurma isteği olarak görülmektedir. Bu yaklaşım hem alım hem de sahip olma maliyetini arttıracak ve sistemin sürekliliğine engel oluşturacaktır. Ayrıca, listelenen donanımın, ihtiyaç duyulması halinde, 2005 yılı sonundan önce TKB talep ettiği takdirde ARIP kapsamında alınması mümkündür.
Uygulama yazılımı. Madde 6-10 : “Application Development System” orijinal Teknik Şartname “Technology Requirements” içinde yazılım özelliklerinin tanımlandığı bölümlerde çok daha detaylı olarak işlenmiştir.
Sisteme kurulduktan sonra kontrolsüz müdahale. Madde 489.1 : Her ne kadar “as long as the architectural structure remains the same” ifadesi eklenmiş olsa da, “The Supplier MUST be responsible for the security of the system in case such components are added to the system or some components are changed by the Receiver, as long as the architectural structure remains the same.” ifadesinin teklif sahipleri tarafından kabulünde sıkıntı yaşanabilir. Bu, garanti süresi içinde bir televizyonu kurcalayıp yine de garantinin devam etmesini güvenlik açısından beklemek gibidir. Sistem çözümü ile ilgili yapılabilecek değişiklikler, sistem geliştirme yaşam döngüsünün bir bölümü olan konfigürasyon ve değişiklik yönetimi içinde uluslar arası standartlara (15288 ve 12207) paralel olarak orijinal Teknik Şartnamede talep edilmiş durumdadır. Aynı şekilde güvenlik sistemi ile ilgili talepler de 17799 ile uyumlu olmalıdır.
- Orijinal Teknik Şartnamede TKB BİD tarafından yapılan değişikliklerle rekabetçi katılım koşullarının ortadan kaldırılması.
Sahip olma maliyetini düşürecek rekabet koşullarının sağlanamaması. Şartnamenin rekabet koşullarına tümüyle açık olması ilkesi benimsenmişken, TKB BİD tarafında revize edilen Teknik Şartname, belirli firmalara, özellikle yazılım alanında Microsoft ve iletişim alanında CISCO’ya avantaj sağlamaktadır. Bu yaklaşım, Dünya Bankası’nın kurallarına göre sunucu sistemler üzerinde kurumsal uygulamalara uygun olduğu için adıyla istenebilecek UNIX üzerinde üretilebilecek çözüm sunmak isteyen, böylesi önemli ve büyük bir ihale içinde Dünya Bankası listesinde yer alan bazı firmaları doğrudan dezavantajlı duruma sokarak ilgilerini azaltmaktadır. UNDP danışmanları tarafından hazırlanmış orijinal Teknik Şartname, adı geçen firmaları dışlamamakla birlikte, rekabetçi ortama sokmakta iken, TKB-BİD tarafından değiştirilmiş Teknik Şartname, bu firmaları neredeyse rekabet edilemez duruma getirmekte, böylesi kurumsal bir projede olmasını beklediğimiz firmaların ihaleye kendi çözümleriyle teklif vermelerini engellemektedir. Operasyon sırasında taşrada kullanılacak kağıt miktarına bile aşırı hassasiyet gösterilirken, rekabeti engelleyecek ve sahip olma maliyetini bu düzeyde arttıracak bir çözüm üzerinde bu kadar ısrarla durulmaması gerektiğini düşünmekteyiz.
Teknik genişleme olanaklarının kısıtlanması. Uygulamanın gelecekte hedeflenen genişlemesi açısından orijinal Teknik Şartname içine dahil edilen bazı maddeler TKB BİD tarafından revize edilen versiyonda kaldırılmıştır. Bu maddeler, gerek kuruma gerekse projeye çok büyük avantaj sağlayacak olan ve mutlaka aranması gereken özelliklerden biri olan taşınabilirlik ve ölçeklenebilirlik maddeleridir. Projenin ölçeğine, kapsadığı alana ve kullanımda olması beklenen zaman aralığına bakılacak olursa teknolojideki değişikliklere göre, veritabanının ve uygulamanın daha büyük avantaj sağlayacak platformlara (işletim sistemi ve veritabanı yönetim sistemi) taşınabilecek esnekliğinin olması, belirli bir donanım veya yazılım firmasına bağımlı kalınmaması son derece önemlidir. Orijinal Teknik Şartnamede olup, TKB-BİD tarafından çıkarılan maddeler şunlardır:
–Madde 15.1 : “support a multi-tier client/multiserver architecture” ifadesinden “multiserver” çıkartılmıştır.
–“Scalability” madde 80 : “Evidence MUST be provided that the system can easily be migrated to other platforms (in terms of Operating System and RDBMS) in response to any change (growth, reduction or other change) in requirements. The Bidder MUST explain how this can be achieved.” tamamen kaldırılmıştır.
–Madde 108 : “The proposed solution MUST be independent of any supplier`s hardware or software platform. The application MUST be available on different platforms and in a variety of operating system and database environments.” tamamen kaldırılmıştır.
Belirli firmalara avantaj sağlayacak özellikler.
Microsoft firmasına sağlanan avantaj. Yeni eklenmiş madde 570, “LDAP system MUST be compatible with the systems which holds their own user information and the updates in the user information on the LDAP system MUST be automatically transferred to those systems.” ifadesi ile bir meta-directory ürünü tanımlanmaktadır. LDAP`ın bir özelliği değildir. Bu madde Microsoft Exchange kullanılması durumunda, Active Directory tüm sistemin üzerine kurulduğu LDAP server haline geldiği için Microsoft’a avantaj sağlamaktadır.
646’lı maddelerde özellikleri verilen e-mailing yazılımı, Microsoft Exchange’i tanımlamaktadır.
936.7 – 936.18 maddelerde özellikleri verilen yazılım Microsoft Office’i tanımlamaktadır.
Kullanıcı tarafında, firma bağımsız “32 bit OS with a window based GUI” ifadesinin “Microsoft Windows Latest Operating System with Professional Edition” ile değiştirilmesi, Microsoft ortamının daha alışılmış olması nedeniyle getireceği avantajların -marka belirtilmesi nedeniyle rekabet ortamında elde edilmesini engelleyecektir.
Microsoft firması tercihi nedeniyle maliyet arttırıcı kalemler. “81 server of type 4 MUST be provided for each province site.” Yalnızca ek donanım maliyeti olarak il başına yaklaşık 1500 ABD doları düşünülmelidir, ki bu rakama ayrıca tedarik edilmesi gerekecek sistem yazılımları dahil değildir. Daha da önemlisi, devletin küçülmeye çalıştığı bu konjonktürde, illerde kurulacak bu sistemlerin doğal sonucu olarak gerekecek elemanlarla BİD’I bu şekilde büyütmeye çalışmak da tartışılması gereken bir konudur. Aynı durum “MARA Data Center File and Print Server” ve diğer ek sunucular, “Sites (District) E-mail Solution” ve “District Network Management” ögeleri için de geçerlidir.
Bu maddeler, orijinal Teknik Şartnameye TKB BİD tarafından eklenmiş / değiştirilmiş olan (“if the bidder finds it necessary” yerine “MUST” ifadesi) ve Microsoft çözümünde kullanılması gereken ögeleri içermektedir. Farklı bir çözüm durumunda, örneğin Dünya Bankası’nın kurallarına göre marka tanımlamadığı için şartname içinde doğrudan talep edilebilecek UNIX ortamında, zorunlu olmayan öğelerdir.
Proje kapsamı içinde olmayan, kurumun zararına maliyet arttırıcı kalemler. 936.7 – 936.18 maddelerde tanımlanan Microsoft Office programlarını hiç kullanmayacak kullanıcılar için bile Office ve Exchange ihtiyacının bu şekilde tanımlanmış olması, proje kapsamı dışındaki bu talep nedeniyle, proje maliyetini gereksiz bir şekilde artıracaktır. Şöyle ki, kullanıcı başına, liste fiyatlarıyla Microsoft Office 450 ABD doları iken, aynı işi gören; teknik ve fonksiyonel olarak farkı bulunmayan Staroffice 30 ABD doları bedel karşılığı tedarik edilebilecektir. Bu da, yine liste fiyatları üzerinden hesaplandığında, kurumun zararına 1,470,000 ABD doları fark demektir. Aynı şekilde, Microsoft Exchange ürünü kullanıcı başına 65 ABD dolarına mal olurken, muadil bir çok ürün, işletim sistemleri ile beraber bedelsiz olarak temin edilebilmektedir. Bu da kurumun zararına 227,500 ABD doları fark demektir. Bu rakamlar, liste fiyatları olarak düşünülmekte olup, doğal olarak bir ihale ortamında farklı indirimler, özellikle rekabet ortamı sağlanabilirse ciddi indirimlerden söz edilebilecektir ki yakın zamanda gerçekleşen bir alımda Microsoft, rekabet ortamı yaratılmış olmasından dolayı, yazılımlarını yaklaşık 1/10 (onda bir) bedele indirerek kuruma büyük tasarruf sağlamıştır. Proje kapsamında tanımlı işte kullanılmayacak bu yazılımlara, rekabeti de engelleyecek şekilde bu denli bir yatırım yapılmasına olumlu yorumlamak mümkün değildir.
Kadro problemi ve projenin sürdürülebilirlik engeli. TKB BİD tarafından Microsoft odaklı olarak oluşturulan çözüm değişikliği, merkezi sistemden yönetilmesi, kadro bulması ve tutması zor bir yapılanmaya geçişi zorunlu kılacağı için anlamlı bulunmamıştır. Sahip olma maliyetini yükselterek, teklif verecek firmaları belirli bir dizi ürün çerçevesinde çözüm oluşturmaya zorlamak, çözümü devam ettirecek kadroyu sürekli olarak istihdam etmek projenin sürdürülebilirliği açısından üzerinde görüşlerimizi bildirmeye değer bulunmuştur.
Kurulacak ağ yapısı üzerinden ses haberleşmesi (VoIP). Mevcut halleriyle, TKB BİD tarafından çözüme yeni ögeler eklendiği için, iletişim maddeleri (diğer talepler ile birleştiğinde, madde 1448, 1591, 166
CISCO firmasının ürünlerini adreslemektedir.
Türk Telekom’un ciddi oranda azalan hizmet bedelleri ve 0800 hat desteğine rağmen kurulacak ağ üzerinden yapılacak telefon görüşmeleri, projenin maliyetini arttırmakta, ayrıca Teknik Şartnameye eklenmiş maddeler çerçevesinde bir tek firma tanımlanmaktadır.
Ayrıca, yasal olarak Türk Telekom, özel bazı kurumlar hariç, ses hizmeti sunumunda tekeldir. Her ne kadar ses iletişim maliyetini, dolayısı ile cari harcamaları düşürmek hepimizin dileği olsa da, bu konuda kurumlar arasında –mümkünse- öncelikle özel bir protokol yapılmalıdır. Aksini sağlamaya çalışmak, yasal takibe neden olabilecektir. Keza, bu konu tasarıma esas proje kapsamında da değildir.
VoIP`nin TKB BİD tarafından hazırlandığı şekilde yer almasıyla hem başlangıçta rekabet engellenmiş, hem de ileride bu konuda yapılacak tüm yatırımlar şimdiden CISCO olarak belirlenmiş olacaktır. Farklı çözüm üretebilecek ve ses konusunda uzman diğer uluslararası firmaların VoIP yaklaşımı veri hatları üzerinden ses iletmek için de IP PBX ve IP Telefon setleri kullanılması yönündedir. Ayrıca bu yöntemde kurulacak veri şebekesinde ses için başlangıçta ilave herhangi yatırım yapılmasına gerek olmayacaktır. Şebekenin üzerine ses ilave edilmesine karar verildiğinde uzmanlık alanı bu olan çeşitli firmalar benzer çözümler ile rekabet edebileceklerdir.
Önerilecek tasarımların ürün ve fiyat olarak da birbirine yakın olması gerekir. Örneğin omurga anahtar olarak firmalardan birisi 128 Gbps backplane kapasitesine sahip, redundant bir anahtar teklif ederken, diğerinin de benzer cihazı olmasına rağmen 64 Gbps`lik bir anahtar önermesi rekabet açısından uygun görülmemektedir. Bir ihalede, kamu yararı açısından, yalnızca kelimeler olarak değil, gerçek anlamda açık rekabetin sağlanması esastır.
GIS yazılımı. Madde 799, yenisinde madde 733: GIS “The software MUST support CAD (Dgn, Dxf and Dwg), Shape File formats.” ifadesinde yapılan değişiklikte “The software MUST support CAD (Dgn, Dxf and Dwg), OGC based Simple Spatial Objects, MapInfo MIF, XML, Shape File formats.” eklenen MapInfo’nun temel ihtiyaçlar ile bağlantısı kurulamamıştır. ArcSDE halen TKGM tarafından kullanılmaktadır, bütünleşik bir GIS sistemi oluşturma hedefimiz nedeniyle, NATO standardı olduğu için, birçok GIS yazılımı tarafından okunabilen bu formattaki verileri okuyabilmek bir gereksinimdir, ancak başka bir ürün ile ilgili bu değişikliğin gerekçesi anlaşılamamıştır.
Örnek uygulama. Madde 489.1 : “The Supplier MUST develop and deploy a simple application as a sample.” Mevcut uygulamanın Microsoft platformunda geliştirilmiş olduğu, dolayısı ile karşılaştırma sırasında mevcut system ile yeni teklif edilebilecek sistemin nasıl değerlendirileceği de ifade edilmelidir ki, aslında bir ön eleme kriteri olarak kullanılmayacağı için teklif aşamasında böylesi bir beklenti anlamlı görülmemektedir. Aynı şekilde, “Sample application MUST satisfy security requirements, while providing access to the application software database by the unauthorized internet users via this application.” sistem ve bir parçası olan güvenlik çözümü kurulmadan beklenemez. İyimser bir yaklaşımla eğer bu maddeden kasıt benzer çözümlerin daha önce geliştirilmiş olması ise, bu beklenti orijinal Teknik Şartname içinde zaten net olarak ifade edilmektedir.