Çirkinlikler Devam Ediyor

Köy Hizmetlerine döndüğümde, evraktaki arkadaş bana bir yazı daha getirdi. Önceki gün APK Dairesine hitaben yazdığım yazıya cevaptı. Başkan talimatını yineliyordu. 400-3550 sayılı bu yazıyı aşağıda veriyorum:

Doç.Dr. Murat ÖZDEN
Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürü

İLGİ: a) Mak.İkm.Dai.Bşk.nın 16.05.2003 gün ve 3781 sayılı yazısı.
b) 21.5.2003 tarihli yazınız.

İlgi (a) yazı ile istenilen komisyon üyelerinin bildirilmesi ile tarafınızdan talep edildiği ifade edilen incelemenin birbiri ile ilgisi yoktur. İnceleme talebiniz gereği yapılmaktadır.
İlgi (a) yazı arka yüzünde tarafımdan belirlenen isimlerin Komisyon Üyesi olarak tekliflerini 23.5.2003 mesai bitimine kadar hazırlanarak tarafıma imzaya sunulmasını rica ederim.

H.İbrahim YILMAZ
Daire Başkanı
(imza)

Anlaşılan, Başkan Genel Müdürlük Makamına verdiğim ve kendisinin yaptığı yanlışlığı şikayet ettiğim ikinci dilekçemi henüz bilmiyordu ve ilk verdiğim dilekçe ile bu yazılar arasındaki ilgiyi kuramıyordu. Bu nedenle aşağıda verdiğim dilekçeyi hazırladım ve 400-3580 kayıt numarasıyla APK`nın evrak kaydına verdim.

APK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

İLGİ: a) Makine ve İkmal Dairesi Başkanlığının 16.05.2003 gün ve 06-3781 sayılı yazısı.
b) 21.5.2003 tarih ve 3497 kayıt numaralı başvurum
c) 23.05.2003 tarih ve 400.3550 sayılı yazı

İlgi (c) yazınızla, ilgi (a) yazının arka yüzünde tarafınızdan belirlenen isimlerin Komisyon Üyesi olarak tekliflerinin 23.05.2003 mesai bitimine kadar hazırlanarak tarafınıza imzaya sunulması konusundaki talimatınızın, Genel Müdürlük Makamına yaptığım ikinci başvuru ile yazıda bahsedilen konunun tamamen aynı olması nedeniyle, inceleme sonuçlanıncaya kadar tarafımdan yerine getirilmesi mümkün değildir. Gereğini bilgilerinize arz ederim. 23.05.2003

Doç.Dr. D.Murat Özden
Toprak ve Su Kaynakları
Araştırma Şube Müdürü
(imza)

Başkanla olan irtibatımız artık yazışmalarla olmaya başlamıştı. Memuriyet hayatımda ilk defa bir amirimden yazılı talimat alıyordum ve amirime karşı bir yazı yazarak verdiği talimatı yapmayacağımı belirtiyordum. Danıştığım bazı kişiler, Başkanın komisyonda değişiklik yapma hakkına sahip olduğunu söylüyorlardı ama ben bu hakkı teslim etmekle birlikte, ortada bir neden yokken yapılan bu işlemi kabul edemiyordum. Eğer yapılan işin bir gerekçesi varsa neden açıkça söylenmiyordu. Benim inancıma göre Kamu kurumları, yetkililerin her istediklerini yapabilecekleri kanunsuz kuralsız bir yer değildi.

Bu arada verdiğim dilekçe üzerine (ben öyle zannediyordum) Köy Hizmetleri Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından görevlendirilen üç müfettişin APK`ya geldiklerini duymuştum. Tam gününü hatırlamıyorum ama, beni çağırdılar. Çalıştıkları odaya gittim. Üçünü de daha önceden tanımıyordum. Önce Başmüfettiş Mustafa Caygın, Başmüfettiş Ergun Özcan ve Müfettiş Namık Aydoğan`dan oluşan heyetle tanıştık. Ben, Şube Müdürlüğümün inceleneceği varsayımı ile kendilerine Şube ile ilgili bilgi vermeye çalışıyordum. Şubeyi ve faaliyetlerimizi daha iyi tanıdıkları takdirde incelemeyi daha rahat yapabileceklerini düşünüyordum. Onlar ise, Şubenin faaliyetlerinde çok benim verdiğim dilekçe ile ne demek istediğimi öğrenmek istiyorlardı. Gerçi demek istediğimi dilekçemde açıkça söylemiştim ama sonunda benden yazılı açıklama isteyerek konuyu biraz daha açmamı istediler. Böylece, 26.05.2003 tarihinde bana aşağıda verdiğim açıklama talep yazısını verdiler.

Sn. Doç.Dr. Murat ÖZDEN
Toprak ve Su Kaynakları Araştırma
Şube Müdürü

Yapılmakta olan bir inceleme nedeniyle;
Tarafınızdan Genel Müdürlük Makamına hitaben yazılan 13.05.2003 tarihli dilekçe de yer alan hususlarla ilgili olarak yazılı açıklamanızı Müfettişlik heyetimize vermenizi,
Rica ederim.

Mustafa Caygın
Başmüfettiş
(imza)

Bu açıklama talebine karşılık bir yazı hazırladım ve 27.05.2003 tarihinde Müfettişlere verdim. Yazıyı aşağıda veriyorum.
KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MÜFETTİŞLİĞİNE

İLGİ: 26.05.2003 gün ve 30 sayılı yazınız.
İlgi yazınızla, tarafımdan Genel Müdürlük Makamına hitaben yazılan 13.05.2003 tarihli dilekçede yer alan hususlarla ilgili olarak istenen yazılı açıklamam aşağıda verilmiştir;
- Görev yaptığım APK Dairesi Başkanlığı kanalı ile Genel Müdürlük Makamına verdiğim 13.05.2003 tarihli dilekçemde özetle, “.. son günlerde gerek Bakanlıkta ve gerekse Genel Müdürlüğümüzde yürüttüğüm çalışmalarla ilgili olarak bir iftira ve karalama kampanyası başlatıldığını, çıkar ilişkileri zedelenen bazı kişi ve kurumlardan kaynaklandığını tahmin ettiğim bu kampanya ile, şahsım hakkında aslı olmayan ya da tamamen yanlış ve temelsiz bilgilere dayanan senaryolar üretildiğini belirterek şahsımı ve personelimi rahatsız eden ve kurumumuza da zarar verdiğini düşündüğüm bu kampanyanın sona erdirilmesi için, görev yaptığım Daire Başkanlığı da dahil olmak üzere kurumumuzun her türlü denetim ve incelemesine açık olan Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü faaliyetlerinin incelenmesini ..” talep etmiştim.
- Özellikle, Genel Müdürlüğümüzde, Müdürlüğünü yürüttüğüm Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü bünyesinde yaptığımız başarılı çalışmalar örnek gösterilerek 19 Şubat 2003 tarihinde Bakanlıkta yapılan bir toplantıya çağrılmam, bunu takip eden günlerde Tarımsal Reform Uygulama Projesi kapsamında daha önce hazırlanmış bir şartnameyi Bakanlığın gerçek ihtiyaçlarını dikkate alarak düzeltmeye çalışmam ve 28 Mart 2003 tarihinde “Bilgi İşlem, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama” konularında koordinasyonu sağlamak üzere Bakan Danışmanı olarak görevlendirilmem üzerine artarak devam eden bu karalama ve yıpratma kampanyası, her geçen gün değişik şekillerde karşıma çıkarılmıştır.
- Temmuz 1994 tarihinde APK Dairesi Başkanlığına Mühendis olarak tayin edildiğim zaman, birisinde Şube Müdürünün oturduğu iki odadan ibaret olan Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü, bugün 40 personeli ile Daire Başkanlığının iki katına sığamaz duruma gelmiş, 3 yılını Mühendis, kalan süresini Şube Müdürü olarak geçirdiğim bu süre içinde, pek çok kişinin yapılamaz dediği sayısız projeye imza atılmıştır. Örneğin;
– 1992 yılında başlayan ve bir kısmı Dünya Bankasından finanse edilen Tarımsal Araştırma Projesi, daha önce yapılmış kural dışı bazı satın alma işlemleri dışında hiç bir faaliyeti yokken kısa zamanda toparlanmış ve 1995 yılından itibaren, İkraz Anlaşması ve buna bağlı belge ve sözleşmeler çerçevesinde uygulanarak 2000 yılı sonunda başarıyla tamamlanmıştır.
– Şube Müdürlüğünün sorumluluğunda olan araştırma faaliyetlerinin etkinliğini artırmak ve belirli bir disiplin içinde yürütülmesini sağlamak üzere, Araştırma Yönetmeliği yeniden hazırlanmış, Araştırma Rehberi yenilenmiş ve Araştırma Master Planı hazırlanmıştır.
– Genel Müdürlüğümüzün çalışma konularına uygun olmayan araştırma projeleri kaldırılmış, yeni çalışma alanları tanımlanmış ve Araştırma Enstitülerinin Genel Müdürlüğümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çalışması teşvik edilmiştir.
– Dış kaynaktan yararlanarak Araştırma birimlerimize bilgisayar altyapısı kurulmuş ve hepsinin internet bağlantıları sağlanmıştır. Bu arada Genel Müdürlüğümüz için ilk defa www.khgm.gov.tr adresi alınarak tarafımdan hazırlanan bir web sayfası ile kurumun tanıtımı yapılmıştır. Bu sayfa daha sonra benim ve Ziraat Yüksek Mühendisi Ali İhsan KORAL’ın çabalarıyla sürekli güncel tutulmuş ve halen hizmettedir.
– Nisan 1999 tarihinde, Genel Müdürlüğümüzün Bilgi İşlem birimi Bakanlık Makamı oluru ile Şube Müdürlüğüme bağlandıktan sonra, geçici kabulleri daha önce tamamlanmış olan ve kesin kabul ile ödeme hazırlığı yapılan Donanım ve Yazılım ihaleleri ile ilgili işler ele alınmış ve o güne kadar yapılmış pek çok yanlışlık da dahil olmak üzere bu işler olması gereken biçimde tamamlattırılmıştır.
– Bilgi İşlemin biriminin sorumluluğunun tarafıma verilmesi üzerine, Genel Müdürlüğümüzün çalışma konuları ile ilgili veri ihtiyacını karşılamak üzere daha önce değişik birimlerde ve değişik boyutlarda bir çok kere yapılmaya çalışılan ancak başarılı olmayan Bilgi Merkezi oluşturma faaliyetlerine hız verilmiş ve KHGM Toprak ve Su Kaynakları Ulusal Bilgi Merkezi kurulmuştur. Yaklaşık 6 ay süren araştırma ve inceleme süresi sonunda başlatılan çalışmalar ile 2 yıl gibi kısa bir sürede ülke çapında Toprak Veri Tabanı ve Kırsal Altyapı Veri Tabanı tamamlanmıştır. Bu çalışma ile Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumu, benzerlerine oranla çok küçük bir bütçe ile (500 bin USD) ülke çapında veri üretmiş ve bunu kurum içinde ve dışında hizmete sunmuştur. Bu güne kadar söz konusu verilerin satışından yaklaşık 150 bin USD gelir elde edilmiştir.
– Toprak veri tabanı içinde yer alan verilerin en son 1984 yılında yapılan çalışmalara dayanması ve uluslar arası standartlara uygun olmaması nedeniyle, yeni bir ülkesel proje hazırlığına girişilmiş, iki yıl süren bu çabalar ile ve Avrupa Toprak Bürosu ile koordinasyon içinde Türkiye Toprak Veri Tabanı Projesi hazırlanmıştır.

- Yukarıda bazı örneklerini verdiğim çalışmalar yapılırken, doğal olarak, benim ve Şubede görevli personelin görev aldığı bir çok şartname ve hizmet sözleşmesi hazırlanmış, benzer işleri yapan bir çok kişi, kurum ve firma ile görüşülmüş, satın alma işlemleri yaptırılmış ve bu işlemlerde komisyon üyesi olarak görev alınmıştır.
- Söz konusu işler gerçekleştirilirken tarafımdan uygulanan temel prensipler ise öncelikle işin şartnamesine uygun olarak yapılıp ortaya konulması ve kurumun lehine olacak şekilde en uygun fiyata yapılması şeklinde tezahür etmiş olup, bunun kanıtı olarak, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığında ihale aşamasında iken fahiş fiyat ya da bazı başka tereddütler ortaya çıktığı için yaptığımız müdahale ile iptal ettirilen ve daha sonra Enstitüler görevlendirilerek satın alınan “Büro Mobilyası Alımı” ve “Laboratuvar Cihazları Alımı” incelenebilir. Bu iptallere rağmen, sonraki yıllarda fahiş fiyat uygulayan bu firmadan Mobilya ve Büro Malzemesi alınmaya devam edilmiştir (Örneğin Köykent Proje Ofisi içi alınan mobilyalar). Bilgisayar Bakım işlerinin KoçSistem tarafından 1997, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında ihalesiz olarak yapılması ve Firmanın bakım işini gereği gibi yapmaması üzerine 2000 yılı bakım ücretinin ödenmemesi de güzel bir örnek olacaktır.
- Söz konusu dilekçeyi vermeden önce, gerek Bakanlıkta ve gerekse Genel Müdürlüğümüzde çeşitli biçimlerde tarafıma ulaşan söylentiler ve iddialar karşısında, bunları duymazlıktan gelip işimi yapmaya devam ederken, aşağıda örneklerini verdiğim bazı somut işaretler de ortaya çıkmaya başlamıştı;
– Merkez ve taşradaki uygulama birimlerimizin talepleri üzerine şartname hazırlığına giriştiğimiz ve 2001 yılında satın alınmasını talep ettiğimiz ancak 2002 yılında satın alma işlemi gerçekleştirilerek NETCAD firmasından alınan, “Uygulama Projeleri Yazılım” işi ile ilgili olarak, Kasım 2002 tarihinde yeni Hükümet kurulduktan sonra, Etüt Proje Dairesi Başkanlığında görevli Kıymet Piroğlu tarafından yapıldığı söylenen şikayet üzerine, bir Müfettişin inceleme başlattığı, konu ile ilgili olarak Samsun’dan bir Bilirkişi getirildiği, konu ile ilgili başta ben olmak üzere şartnamede imzası bulunan personelim hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldığı duyumu alınmıştır. Ancak bu konuda tarafıma sözlü veya yazılı olarak başvurulmamıştır. Şikayeti yapan Kıymet Piroğlu’nun, İçme suyu Modülünün Kabul Heyetinde olmasına rağmen, kabule katılmayıp o gün İstanbul’a gitmesi, sonradan Müslüm Topaloğlu tarafından kendisi davet edilmesine rağmen programı incelemeye gelmemesi de ilginç bir ayrıntıdır. Şayet bu konu tarafıma sorulsa idi, bizim yanlışımızı bulmak üzere Bilirkişi getirilen Samsun İl Müdürlüğünün 2001 yılında aynı programı neden satın aldığını sorabilirdim.
– Makine ve İkmal Dairesi Başkanlığının normal denetimi sırasında, bilgisayar donanım bakım işleri ile ilgili olarak bazı yorumlar yapıldığı tarafıma iletilmiştir. Hatta aynı günlerde, APK Daire Başkanı beni telefonla arayarak, Makine ve İkmal Dairesi Başkanlığı tarafından, Bakım Formlarının asıllarının istendiğini söylemiş ve tarafımdan, bu formların ödemeye esas evraklar olduğu için İdari ve Mali İşler Dairesinde olduğu ve orada bulunabileceği açıklaması yapılmıştır.
– Yukarıda bahsettiğim “Türkiye Toprak Veri Tabanı” projesini hazırlamak üzere proje tamamlanıncaya kadar, Genel Müdürlük Makamı oluru ile 5 adet Mühendis (Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsünden Dr. Şenay Özden, Sevinç Madenoğlu, Ankara Araştırma Enstitüsünden Hesna Özcan, Oğuz Başkan, Orhan Dengiz) geçici görevle APK Dairesi Başkanlığında görevlendirilmiştir. Birisi daha sonra askere giden bu ekip, Şube Müdürlüğüm uhdesinde ve tarafımdan kendileri için ayrılan Bilgi İşlem birimindeki odada, çalışmalarını sürdürmekte iken, bir sabah aniden, APK Daire Başkanı H.İbrahim Yılmaz’ın odaya geldiğini ve kendilerine, bu iş bitti, sizi birimlerinize geri göndereceğim dediğini bana iletmişlerdir. Bakanlıkta yoğun olarak çalıştığım günlere rastlayan bu olay, hiç bir şeyden habersiz Daire Başkanını ziyaret ettiğim bir gün, söz konusu ekibin hiçbir iş yapmadan oturduğu, projeyi tamamlayamadıkları ve zaten birimlerinin de bu kişileri geri istedikleri gibi beni son derecede şaşkınlığa uğratan ifadelerle tarafıma da söylenmiştir. Daire Başkanına, bu iddiaların doğru olmadığını, kendisine bilgi aktaran kişilerin yalan ya da yanlış konuştuklarını, iki yıl boyunca büyük emek verilen ancak özellikle Etüt ve Proje Dairesinin şiddetle muhalefet etmesi ve işbirliğine yanaşmaması yüzünden sonuçlandırılamayan projenin, bu ekip tarafından tamamlandığını, sorumlu Şube Müdürü olarak bana sorduğu takdirde doğru cevap alacağını ve arzu ettiği takdirde kendisine bilgi arz edeceğimi söyledim ve proje dokümanından bir adet kendisine verdim. Ertesi gün saat 14’de, Sekreterliğin yanındaki Toplantı Odasında yaptığımız görüşmede, proje dokümanını okuduğunu, çok beğendiğini, bana ve ekipte yer alan arkadaşlara teşekkür ettiğini ve hatta bizzat kendisinin ekibe teşekkür etmek istediğini söylemiştir. Ve bunu yapmıştır. Ancak takip eden Pazartesi günü, yine benim bilgim dışında, söz konusu ekibi odasına çağırarak, projeyi başka bir biçimde ele alacaklarını ve kendilerini birimlerine geri göndereceğini söylemiştir.
– Aynı gün, Şube Müdürü olarak görev yapmaya başladığım 1997 yılından bu yana Şubenin bürosunda görev yapan Ahmet Karabulut (kendisi Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü personelidir) odama gelerek, Daire Başkanı H. İbrahim Yılmaz ’ın kendisini odasına çağırdığını, buradaki işinin bittiğini söyleyerek hemen birimine geri dönmesi talimatı verdiğini ifade etmiştir.

- Yukarıda bazı örneklerini vermeye çalıştığım bu olaylar karşısında, bir yandan memuriyet ahlakım ve disiplin anlayışım gereği sabır göstermeye ve olayların nedenini anlamaya çalışırken, diğer yandan şahsımla ilgili oynanmaya çalışılan bu organize oyundan nasıl kurtulacağımı düşündüm ve en doğru hareketin, yaptığımız çalışmaların bağımsız kişiler tarafından incelenmesi olacağı düşüncesiyle söz konusu dilekçemi verdim.
- Dilekçeyi APK Dairesi Başkanlığı Evrak Bürosuna verdikten kısa bir süre sonra, Daire Başkanı H. İbrahim Yılmaz tarafından telefonla odasına çağrıldım. Bu görüşmede kendisi tarafından bana, son zamanlarda kendisine benim hakkımda çeşitli bilgiler ve iddiaların aktarıldığını, Şube Müdürlüğümde yapılan neredeyse bütün işlerde benim yolsuzluk yapmış olabileceğim konusunda şüphe duyduğunu ve bana artık güvenmediğini, geçimsiz olduğumu, 2002 yılında yapılan “Uygulama Projeleri Yazılım” işinin ve Donanım Bakım işinin ihalesi sırasında, Komisyon Üyesi Cemal Ceyhan’ın kullandığı bazı ifadeler karşısında aşırı sabırlı davrandığım şeklinde kendisine bilgi geldiğini, bunun ancak işin tarafı olan ve işi bozmak istemeyen biri tarafından yapılabileceğini düşündüğünü, özellikle Araştırma Enstitüleri ile diyalogumun kopuk olduğunu, örneğin defalarca söylediği halde Ankara Araştırma Enstitüsü Müdürü Haluk Üstün ile diyalog kurmadığımı, bu güne kadar yarattığım imajla kendisini de aldatıp desteğini aldığımı ama artık bunun olmayacağını, Bilgi İşlem biriminin ve Ulusal Bilgi Merkezinin hiçbir iş yapmadığını, artık inisiyatifi kendisinin alacağını vb. söylenmiş ve alenen şahsıma ve personelime karşı mesnetsiz suçlamalar yapılmıştır.
- Bu iddia ve söylemler karşısında, kendisine, yanlış ve art niyetli kişilerden alınan eksik bilgiler nedeniyle, vardığı sonuçların da yanlış olduğu, uzun yıllar birlikte çalışmış kişiler olarak, karşılaştığım bu tavrı anlayamadığımı ve şaşkınlık içinde olduğumu ifade ettim. Bu güne kadar yaptığım her işi ve faaliyeti kendisinin bilgisi ve izni dahilinde yaptığımı, her şeyin belgeye dayandığını ve tarafıma sorulmadan verilen hükümlerin geçersiz olacağını, suçlama yapan kişilerin bunu ispat etmekle mükellef olacağını ifade ederek, hakkımda bu kadar kesin yargıya varmış biri ve amirim olarak neden şimdiye kadar soruşturma açtırmadığını sordum. Ayrıca, geçen yıl, Haluk Üstün, Enstitüye idareci olarak atandıktan sonra, Sulama Dairesi Başkanının, kendisinden habersiz olarak bu enstitüye 700 faslından para göndermek üzere talepte bulunduğunu, bu paranın söz konusu şahsın lojmanının tamirinde kullanıldığını öğrendiğinde bana neler söylediğini hatırlaması gerektiğini, yine aynı kişi Ankara Araştırma Enstitüsüne Müdür olarak atandığında bana bu kişi hakkında “Göreceksiniz, bu adam Enstitüyü de satar” ifadesini kullandığını hatırlatarak, şimdi ise, benim bu kişi ile diyalogum yok diye suçlanmamdaki çelişkiyi de sordum.
- Sorduğum tüm bu sorulara aldığım cevabın, benim üzerimde kara bulutların dolaştığı ve kendisinin de artık benim yanımda yer almak istemediği şeklinde olması üzerine odadan ayrıldım.
- Daha sonra meydana gelen gelişmeler üzerine, 20.05.2003 tarihinde yeni bir dilekçe ile Genel Müdürlük Makamına doğrudan başvurarak, Daire Başkanı H. İbrahim Yılmaz hakkında, bir takım GİZLİ ibareli yazılarla şahsıma yönelik olarak yaptığı şüphe uyandırıcı hareketleri ve iftiraları nedeniyle şikayetçi olduğum da malumunuzdur.

Bilgilerinize arz ederim. 27.05.2003

Doç.Dr. D. Murat Özden
Şube Müdürü
(imza)

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.