Ertesi sabah, kendi ofisime gelmiştim. Bir kaç dakika sonra, Daire Başkanının sekreteri odamdan beni arayarak Bakanın Özel Kalem Müdürü Turgut Beyin beni aradığını söyledi ve telefonu bağladı. Turgut Bey, Bakan Beyin acele beni görmek istediğini söylüyordu. Hemen yukarı Başkana çıktım ve kısa bir konuşmadan sonra bir araç alarak Bakanlığa geldim. Özel Kalem Müdürü Turgut Bey beni Bakanın odasına aldı ve oradan da yan taraftaki odadan geçerek Toplantı Salonuna yöneldik. Kapıyı açtığımızda, odada, Bakan, Doç.Dr. Hasan Ekiz, Prof Dr. Halil Bölükoğlu, Nusret Güçlü, Can Ünver ve iki kişinin daha oturduğunu gördüm. Bu iki kişiyi daha önce DPT `de katıldığım toplantılardan hatırlıyordum. Ama burada ne aradıklarını henüz bilmiyordum. Son derece ilginç bir manzaraydı. Bu kişilerin niye bir araya geldiklerini anlamamıştım. Eğer konu ARIP ve şartname ise bir gün önce biz Bakan Beyle zaten bir araya gelmiştik. Bunları düşünerek kendime bir yer bulup oturduktan sonra, Bakan Bey, önce yanındaki kişileri tanıştırarak söze başladı;
- Arkadaşlar, Aziz Beyi tanıyorsunuz, kendisi yeni Müsteşar Yardımcımızdır ve biraz sonra konuşacağımız konuda APK Kurul Başkanlığından sorumlu olduğu için buradadır. Selçuk Bey ise, Devlet Planlama Teşkilatı Bilgi İşlem Daire Başkanı ve konusunda uzman bir kişidir. Şimdi ben sizi yanlız bırakacağım. ARIP konusundaki sorunları birlikte görüşüp bir sonuca bağlayın ve bana da bildirin.
İçimden sabır dileyerek durumu anlamaya çalışıyordum. Dün gece ne olmuştu? Büyük bir ihtimalle, ben Bakanın yanından ayrılıp işlerime devam ediyorken, bazı insanlar da boş durmamıştı ve durumu kendi aralarında konuşarak bu değerlendirme toplantısını düzenlemişlerdi. Belki de bana tam olarak güvenilmiyordu. Siyaseten hiç bir desteği olmayan biri, konu uzmanı olarak bir toplantıya çağrılmış ve son iki yıldır Bakanlıkta yapılan işlerin yanlış olduğunu söylemeye başlamıştı. Ben de onların yerinde olsam, aynı şekilde düşünürdüm herhalde. Ancak, artık, toplantı yapmaktan iş yapamaz duruma gelmeye başlamıştık. Bakanlık yöneticilerinin iradelerini kullanamamaları beni şaşırtıyordu. Her neyse, Bakan Bey ayrıldıktan sonra, Aziz Bey kısa bir girişle toplantıyı başlattı. Ben, o güne kadar elde ettiğim bilgileri ve yaptığım bütün görüşmeleri kendilerine özetledim. Bunların büyük bölümü Hasan Beyle birlikte yapılmış görüşmelerdi. Danışmanlarla olan çalışmaları da anlattıktan sonra ayrıca Dünya Bankasının takvim açısından endişelerini de anlatıp, yapılacak işin karmaşık görünmekle beraber kısa sürede halledilebilecek bir şey olduğu, yalnızca Bakanlığın artık bir karar verip, işin sorumlusunu tayin etmesini ve bu kişiye de zaman tanınması gerektiğini anlattım. Selçuk Bey de, söz konusu dökümanların kendisinde olmadığını dolayısıyla özel noktalar hakkında yorum yapamayacağını ancak genel olarak, benim konuşmamı onayladığını ifade eden kısa bir yorum yaptı. Tam o sırada, kendisiyle makamında görüştüğüm Petrol İşleri Genel Müdürü Sami Bey de odaya girdi. Son derece rahat tavrı, odadaki yetkilileri önceden tanıdığını gösteriyordu. Oturduktan sonra, benimle ilgili övgü dolu sözler söyleyerek,
- Yapılacak iş en başından beri belli. Benim hazırlattığım rapor ile Murat Beyin söyledikleri olayı ortaya koyuyor. Bundan önceki şartname Bakanlığın tamamen aleyhine bir sonuç doğurur. Bunu kimseye anlatamayız. Artık, bu konuşmaları bırakıp iş yapmak lazım.
Bu konuşma üzerine, odada bulunan Danışmanlardan Nusret Bey, önceki şartname konusunda hazırladıkları raporlardan bahisle Ümit Beyi suçlayan bir konuşma yaptı ve kendilerinin Hazine kanalı ile gönderdikleri raporda bunlara işaret ettiklerini ancak o zamanki Bakanlık yönetimi tarafından dikkate alınmadıklarını söyledi. İçimden “bu doğru, ama kendileri tarafından şartnameye konulduğu belli olan bazı gereksiz şeylerden pek bahsetmiyor. Nasıl olsa yöneticilerin bunu anlaması zor” diye geçiriyordum. Bu arada Bakanlığın Tarım Bilgi Sistemi konusundaki vizyonu konusunda bir çalışma yapılması ve bu konuda Aziz Bey, Sami Bey ve benim görev yapmama karar verildi. Konuşmalar arasında konu ara sıra Ümit Beye geliyordu. Ve neredeyse herkes Ümit Beyin başından beri sorun yaratan biri olduğunu ve onunla bu işin gitmeyeceğini ifade ediyordu. O sırada odaya giren Bakana, Aziz Bey tarafından konuşmalar kısaca özetlendi ve Bakan, Aziz Bey, Hasan Bey ve Sami Bey bizden ayrılarak Bakanın odasına geçtiler. Ben, Selçuk Beyden, elimdeki dökümanları göndermek üzere e-posta adresini aldım ve odadan ayrıldım. Daha sonra, aynı gün Halil Bey ve Nusret Beyin de Bakanı tekrar ziyaret ettiklerini duydum. Ama ne konuşulduğu hakkında bir fikrim yok. Ancak, Halil Bey ve Nusret Beyin akademik pozisyonları nedeniyle, Bakan nezdinde bir yer edindikleri anlaşılıyordu. Sonradan bu kişilerin Bakana daha önce de gündeme gelen bir bilgi notunu verdiklerini öğrenmiştim. Bu notu aşağıda veriyorum.
ARIP – Tarım Reformu Uygulama Projesi
A BİLEŞENİ (Doğrudan Gelir Desteği) Bilgi Notu
Bilindiği üzere, tarım reformu çalışmalarına destek sağlanması kapsamında Tarım Reformu Uygulama Projesi (ARIP) için 12 Temmuz 2001 tarihinde Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (Banka) ile İkraz Anlaşması imzalanmıştır. ARIP kapsamında gerçekleştirilecek tarım reformu faaliyetleri çerçevesinde başlatılan Doğrudan Gelir Desteği (DGD) ödemelerine esas olmak üzere kurulacak olan Çiftçi Kayıt Sistemi’nin (ÇKS) uluslararası bilgi ve teknoloji standartları doğrultusunda oluşturulması için Hazine Müsteşarlığı KİT Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Bakanlık) ve bahsi geçen sistemin tasarımı, geliştirilmesi maksadıyla istihdam edilen danışman grubu tarafından yaklaşık bir yıldır çalışmalar yürütülmektedir.
Bu çalışmalar sırasında temel olarak; Türkiye tarımının içinde olduğu durumun, tarımda uluslararası tehdit ve fırsatlarla birlikte değerlendirilmesi sonucu, oluşturulması için yoğun çaba harcanan ÇKS’nin, kapsamı ve kriterleri yıl bazında değişen sınırlı bir uygulamanın ötesinde; ülke çapında kullanıma sokulması gereken, Tarım Bilgi Sistemi altyapısını destekleyecek ve genişleyerek tarımın tüm alanlarıyla (hayvancılık, bitkisel üretim, su ürünleri, arıcılık, eko-tarım, vb.) ilişkilendirilecek ve e-devletin diğer katmanlarına bilgi hizmeti sunacak ve alacak bir çerçevede tasarlanmasının tarım için stratejik bir adım olduğu düşüncesinden hareket edilmiştir.
Veri toplama ve planlamaya esas oluşturacak tarımsal işletme, aşağıdaki şekilde tanımlandığında,İşletme = f (ZAMAN, KİŞİ, ∑il ∑ilçe∑köy PARSEL), tarımsal faaliyetin temel unsurları olarak şu noktalar gözardı edilmemiştir:
a) Fiziksel sınırları, özellikleri ve mülkiyet bilgileriyle birlikte ekilebilen tarım arazileri;
b) Toprağı işleyen kişiler ve işletmenin üretim özellikleri;
c) Tarımsal üretim girdileri;
d) Pazar talepleri ve ürün beklentileri doğrultusunda üretim ve ekim kararlarına esas olacak bilgiler;
e) Tarımsal üretim girdilerini sağlayan üretim, dağıtım ve pazarlama firmaları;
f) Agro-ekolojik zonlarla ilgili sınanmış ve güncel bilgiler;
g) Tarımsal yayımcılar;
h) Ziraat odaları;
i) Ürün borsaları, üretici birlikleri ve tarım ticaret noktaları;
j) Gıda güvenliği kuruluşları ve akredite laboratuvarlar.
Gereken yapının oluşturulması, ancak bilgi yönetimi esasları temelinde diğer sistemlerle uluslararası standartlar çerçevesinde bilgi paylaşabilen bir sistemin kurulması ile mümkündür.
Proje kapsamında istihdam edilen danışman grubu tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda, yukarıda sıralanan tarımsal üretim unsurları, değişen önceliklere ve kriterlere göre oluşturulacak tarım politikaları çerçevesindeki farklı destekleme alternatiflerine göre uygulanabilecek bir çekirdek yapı hedeflenmiştir. Sözü edilen çekirdek yapının:
Toprak özellikleri;
Dönemlik üretim kararları;
Dönemlik üretim planları;
Tarımsal/teknolojik bilgiler;
Zamana bağlı verim değerleri;
Hükümet politikaları;
esas alınarak uygulanacak destekleme politikalarının adil ve şeffaf bir şekilde uygulanmasına imkan sağlayacak şekilde genişleyebilir olması yönünde azami gayret gösterilmiştir.
ÇKS’nin temel iş süreçleri tasarımı ve yazılım fonksiyonlarının belirlenmesi çalışması, Bakanlıklarının yapısal özellikleri ve ilgili birimlerinin talepleri de esas alınarak, danışman grubu tarafından 2002 Ocak ayı içinde tamamlanmıştır. Danışman grubu tarafından hazırlanan temel süreç modelinin yanısıra yazılım fonksiyonlarının Haziran 2002 ayı içinde Bakanlıklarınca onaylanmasını takiben, sistemin işleyişini sağlayacak altyapının ve sürekliliği sağlayacak hizmetlerin ihalesine esas teşkil edecek teknik şartname de Dünya Bankası (Banka) kuralları gözönünde bulundurularak hazırlanmış, 03.Ekim.2002’de Hazine Müsteşarlığı vasıtasıyla Bakanlıklarına sunulmuştur.
Teknik şartnameye konu sistem, yazılım, donanım ve hizmetler aşağıdaki ana bileşenlerden oluşmaktadır:
a) Genişleyerek tarımın tüm alanlarıyla ilişkilendirilebilecek ve Tarım Bilgi Sistemi için altyapı oluşturacak çekirdek ÇKS yazılımı;
b) ÇKS yazılımının ülke genelinde sürekli ve güvenilir olarak çalışacağı bilgisayar donanımları ve iletişim altyapısı;
c) Sistemin izlenip denetlenmesinde ve yönetiminde kullanılacak yazılım araçları;
d) Planlama ve tarımsal politikaların oluşturulmasına yönelik akıllı raporlamalar ve stratejik sorgulamalar için kullanılacak veri ambarı altyapısı ve yazılımları;
e) Sistemin ve hizmetlerin sürekliliğini sağlayacak çağrı merkezi ve yardım masası hizmetlerinin Bakanlık dışından temini;
f) Yalnızca tarım için değil, tüm ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olan ÇKS ve tarım işletmeleri verilerinin ve temel uygulama yazılımlarının bir felaket anında kullanıma sokulması amacıyla “Felaket Kurtarımı” hizmetlerinin Bakanlık dışından tedariği,
g) Adil ve şeffaf bir yönetimin gereği olan doğru ve güvenilir bilgilerin aynı zamanda devletin diğer birimlerindeki bilgilerden farklılaşmaması; e-devlet yaklaşımı içinde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü gibi diğer kamu kurum ve kuruluşları ile güncel bilgi paylaşımı.
Bu aşamada, Bakanlıklarının ilgili birimlerindeki ihtiyaçların kapsamlı belirlenebilmesi, iç alım kolaylığı, maliyet düşüklüğü ve kontrolünün daha kolay olacağı düşüncesiyle; tefrişat ve bazı ofis donanımlarının ayrı bir alım ihalesi ile yapılması tercih edilmiştir.
Her hangi bir alana veya sektöre ait bilgilerin, tamamen yok olmayı önlemek adına, farklı coğrafi noktalarda saklanıyor olması ve temel fonksiyonların mümkün olan en kısa sürede işlenebilir duruma getirilebiliyor olması, kurumsal devamlılığın, güvenilirliğin en temel şartıdır. Türkiye enformasyon teknolojileri sektörü içindeki yapısal özellikler de dikkate alınarak, sistemin sağlıklı kurulması ve sürdürülebilir olması çok önemlidir. Proje tasarımı içinde :
1. Tasarlanan sistemin etkin olarak işletilmesi ve devamlılığının sağlanması yönünde kurumsal kapasite geliştirilmesine büyük önem verilmiştir. Ancak, e-dönüşüm ve sadeleşen devlet yaklaşımı da düşünülerek, Bakanlıkları’nın kendi asli işine daha rahat odaklanması hedeflenmiştir. Dolayısı ile, oluşturulacak sistemin amaç olmaktan ziyade fonksiyonel ihtiyaçların ön plana çıkartılabilmesi, giderek hantallaşan bir yapıdan olabildiğince kaçınarak teknik konularda uzman eleman istihdamı zorlukları (eleman sayısı, süreklilik) da dikkate alındığında, ÇKS’nin ve sistemin devamlılığını sağlayacak hizmetlerin bir kısmının Bakanlık dışından temin edilmesinin önemli ve zorunlu olduğu görüşü benimsenmiştir.
2. Denetimin kolay olması nedeniyle, alımda anahtar teslimi çözüm yaklaşımıyla tek bir entegratör firmanın muhatap alınması uygun görülmüştür.
3. Alım kriterlerinde uluslararası kriterlerin uygulanması, yalnızca satın alma değil, sahip olma maliyetinin esas alınması gerektiği düşünülmüştür.
4. Bakanlıkları’nın yükünü en aza indirmek amacıyla kontrolörlük hizmetinin proje kapsamında satın alınması öngörülmüştür.
Dünya Bankası, ilgili tarafların mutabakata varacağı rapor ve şartnameler esas alınarak gerçekleştirilecek alım sürecinin hızlandırılması konusunda gereken desteği vereceğini ifade etmiştir.
ÇKS, sadece çiftçinin ve arazinin kaydedildiği bir sistemle sınırlı kalmayıp, Tarım Bilgi Sistemi’ne esas oluşturacak doğru, doğrulanabilir, denetlenebilir, sürekli ve güvenilir bilgi sunan bir yapıda olmalıdır. Benimsenen ilke ve görüşler çerçevesinde bugüne kadar sürdürülen çalışmaların, aynı çizgide ve daha hızlı olarak devam ettirilmesinin gerekli olduğuna inanılmaktadır.
Konuya ilişkin olarak 03.Ekim.2002 tarihinde Bakanlıklarına sunulan Teknik Şartname üzerinde Bilgi İşlem Dairesi yetkilileri ve danışmanları ile Proje Koordinasyon Birimi eşgüdümünde bir dizi toplantı yapılarak çalışmalar yürütülmüş olup; belirli konularda mutabakata varılmıştır. Konunun çok ivedi olması ve özellikle geçmiş dönemde ciddi bir gecikme yaşanmasına karşın 3.Ekim.2002’de sunulan Teknik Şartname’ye teknik görüş 25.Aralık.2002’de verilmiştir. Müsteşarlık Makamı’nın imzasıyla gönderilen yazının ekinde taslak Teknik Şartname’ye görüş verilmesinin ötesinde, yapılan görüşmelerde üzerinde mutabakata varılan konular ve yaklaşımları içermeyen yeni bir Teknik Şartname gönderilmiştir. Yaptığımız incelemede sözkonusu şartnamenin rekabetçi bir ortam yaratacak özellikleri azalttığı ve Haziran 2002’de kabul edilen Analiz ve Sistem Tasarım Raporu’nda öngörülen kapsam ve yapıya aykırı özellikler taşıdığı görülmektedir.
Öncelikle, Bakanlıkları tarafından gönderilen dokümanlarda, son dönemde yapılan görüşmelerde üzerinde mutabakata varılan hususlardan farklı noktalar bulunmaktadır. Anılan dokümanlardan Bakanlığın belirli firmalarla çalışmak isteği net olarak görülmektedir. Bu durum hem yeterli rekabet yaratılmasını engelleyerek en uygun koşul ve fiyatlarda alım yapılmasını riske edecek hem de ihale aşamasında ana tedarikçi firmalardan Dünya Bankası nezdinde gelebilecek olası itirazlar ÇKS gibi önemli bir çalışmaya ilişkin süreci uzatma tehlikesini beraberinde getirecektir. Bu kaygıları taşımakla beraber, Bakanlıklarının 25.Aralık.2002 tarihli yazısı ekindeki belgeler üzerinde tadilata izin verilmeyecek bir ifade ile Sayın Müsteşar imzası ile gönderilmiştir. Sözkonusu yazının Bakanlıkları adına TKB’nin Sayın Bakan’dan sonraki en üst düzey yetkilisi tarafından imzalandığı da göz önünde bulundurulursa; sistemin esas kullanıcısı olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın bu yöndeki talepleri tarafımızdan saygı ile karşılanmaktadır. Gelinen noktada, Dünya Bankası usulleri ve iç mevzuat gözönüne alındığında; ÇKS’nin 2003 DGD uygulamalarına yetişmeyeceği belli olmakla birlikte, daha fazla bir gecikme durumunda ÇKS’nin 2004 DGD uygulamalarına da yetişmeme ihtimali bulunmaktadır.
Sayın Müsteşar imzası ile gönderilen yazının ekindeki teknik şartnameye teknik olarak katılmamız mümkün olmamakla birlikte, ÇKS’nin önemi ve takvimi düşünülerek çalışmaların daha fazla gecikmeye uğramaması gerektiği kanaatindeyiz. Bu noktada, ÇKS’nin ülkemiz ve devletimiz için taşıdığı önem göznüne alınarak; konunun Makamları tarafından yeniden gözden geçirilmesinin en etkin, verimli, uygun maliyetli ve teknolojik açıdan gelişmiş bir sistemin kurulabilmesini teminen faydalı olacağı düşünülmektedir.
Arz olunur.